Doğalgaz Nedir? Doğalgazın Keşfi

Yüzyıllar önce var olan canlıların kalıntıları yer altında yüksek sıcaklık ve basıncın etkisi ile başkalaşmış böylece doğalgaz oluşmuştur. Genelde kaya boşluklarının arasına sıkışmış bir şekilde veya petrol yataklarının üzerinde bulunan doğalgaz, büyük hacimler halindedir. Doğalgazın bileşiminde %95 metan, etan ve bütan gibi diğer maddeler bulunur. Doğalgazı oluşturan bileşenler yeraltındaki petrolünde bileşenleridir. Doğal gaz, eskiden petrol üretimi esnasında rastlanılmış fakat gereksiz görüldüğü için uzaklaştırılmıştır. Daha sonradan önemi bilinmiş ve değerlendirilmiştir. Doğalgaz’ın rengi yoktur. Kokusuz, nemsiz ve havadan hafif bir gazdır. Olası bir gaz kaçağı durumunda fark edilebilmesi için özel olarak kokulandırılmıştır. Doğalgaz karbon monoksit içermediği için zehirli değildir. Fakat olası bir durumda eğer çok fazla solunursa zehirleyebilir. Dünyada 150 trilyon m3 doğalgaz rezervi olduğu bilinmektedir. Fakat bu rezervin sadece %15’i işletilmektedir. Uluslararası politikada önemli bir yere sahip olan doğalgaz, birçok avantajı sayesinde dünyanın en gözde enerji kaynaklarından birisidir.

DOĞALGAZIN KEŞFİ

Günümüzde kullanımı oldukça yaygın olan doğalgazın keşfi çok eskilere dayanmaktadır. Eski Yunan ve Mısır ülkelerinde gaz tezahürleri asırlar boyunca yanmıştır. Azerbaycan ve Bakü bölgelerinde gaz alevlerinin bulunduğu da bilinmektedir. Doğalgaz yataklarını işletme düşüncesi ise milattan yüzyıllar önce, Çinliler tarafından atılmıştır. Çinliler, tuz çıkartma amacıyla kuyuları açıyor ve gaz kapanlarına rastlıyorlardı. Bunları bambu borularla taşıyarak sokakları aydınlatmada kullanıyorlardı. 17.asırda ise kuzey İtalyanların doğalgazı aydınlatma ve ısıtma amacıyla kullandıkları bilinmektedir. Amerika’ da ilk gaz keşfi, 1815 yılında, West Virginia’daki Charleston bölgesinde tuz madeni civarında olmuştur. 1820 yılında ise ilk ticari gaz işletmeciliği William Hart tarafından New York eyaletinde yapılmıştır.

Doğal gaz, ticari amaçla uzun bir yolculuk yaparak Pitsburg’a getirildi. 1890 yılında Pitsburg’ta doğal gaz dağıtımı için tesis edilen boru hatlarının uzunluğu 750 km’ye ulaştı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra boru imalatında gelişmeler yaşandı ve hat uzunluğu ve basıncı iki katına çıkarıldı. Kanada kullanım fazlası gazı Amerika’ya, Rusya ise Asya ve Sibirya’dan Batı Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerine ihraç etmeye başladı.

1900’lü yıllarda kendi mevcut doğalgazını kullanan ülkeler vardı. Bu ülkeler; Almanya, İtalya, Avusturya ve Fransa’ydı. Hollanda’daki gaz sahasının gelişmesiyle komşu ülkelere gaz ihraç edilmeye başlandı. Almanya’da Hollanda’daki gaz sistemine bağlandı. Fakat artan enerji talebi komşu ülkelerden ya da iç kaynaklardan karşılanamayınca Orta Doğu’dan doğalgazın sıvılaştırılarak tankerlerle nakli başlandı. Böylece doğalgazın yolculuğu, tüm ülkelerde gerek iç kaynaklarından gerek ise komşu ülkelerden alarak günümüze kadar ulaştı.